Türk futbolunun 10+4 problemi

Bu hafta maçlardan değil, takımları zorlayan 10+4 yabancı kuralından ve bu uygulamadan şikâyetçi olan yönetici ve teknik direktörlerden bahsedeceğiz. Bu kural Süper Lig’de birçok takımı çıkmaza soktu. Takımlar bazı bölgelere takviye yapmak istiyor ancak kadrolarında bulunan diğer yabancı oyuncuları göndermeden bunu gerçekleştiremiyorlar. Başta Galatasaray olmak üzere, takviyeye ihtiyacı olan takımların adeta elleri kolları bağlandı. Galatasaray’ın stoper ihtiyacını karşılamak için elinde sadece bir adet U23 yabancı oyuncu transfer kontenjanı bulunuyor. Bazı teknik direktörler ise bu kuralın Türk oyuncuları tembelleştirdiğini ve yerli futbolcuların değerlerinden çok daha fazla maaş istemelerine neden olduğunu ifade ediyorlar. Peki, çare ne? Yıllardır neredeyse onlarca kez yabancı oyuncu

Devamını Oku

Avrupa’da Türk Şöleni

Galatasaray’ın doğrudan katıldığı Şampiyonlar Ligi’ne Fenerbahçe eleme maçları oynayarak katılmaya hak kazandı. 18 yıl aradan sonra gelen bu başarı için tüm Fenerbahçelileri tebrik ediyoruz. Bugün takımlarımızın lig aşamasında karşılaşacağı rakipler de belli oldu. Çekilen kura sonunda Galatasaray ve Fenerbahçe şu takımlarla eşleşti. Galatasaray Fenerbahçe Barcelona (E) Liverpool (E) PSG (D) Atletico Madrid (D) Aston Villa (E) Roma (E) Sporting Lizbon (D) Aston Villa (D) Feyenoord (E) Villarreal (E) Lille (D) Shakhtar Donetsk (D) Stuttgart (E) Slavia Prag (E) AEK (D) LASK (D) Tabloya bakınca Galatasaray’ın geçen seneye nazaran çok zor bir kura çektiğini görebiliriz. En azından takım isimlerine bakınca öyle

Devamını Oku

Yoksa 28 Şubat daha bitmedi mi?

Türkiye’de son gelişmeleri yan yana koyduğumda uzun zamandır zihnimi meşgul eden bir soru daha güçlü biçimde karşıma çıkıyor: Türkiye’nin siyasi yönünü gerçekte kim belirliyor? Anayasal cevap bellidir: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı. Fakat siyasette yalnız resmi yetkililere değil, kimin gündem belirlediğine, kimin söylediğinin devlet politikasına dönüştüğüne de bakmak gerekir. Bu açıdan son yılların üç dikkat çekici ismi var: Devlet Bahçeli, Doğu Perinçek ve Abdullah Öcalan. Bahçeli söylüyor, siyaset yön değiştiriyor Bunun en çarpıcı örneği yeni Kürt meselesi sürecidir. Yıllarca Öcalan konusunda en sert siyasi çizgiyi temsil eden Devlet Bahçeli, Ekim 2024’te Öcalan’ın DEM Parti grubunda konuşarak PKK’nın lağvedildiğini

Devamını Oku

Sorun cemaatlerin zenginliği değil, servetin nasıl yönetildiğidir

Türkiye’de son günlerde dini cemaatlerin ekonomik gücü yeniden tartışılıyor. Şirketler, gayrimenkuller, vakıflar ve büyük servetlerden söz ediliyor. Tartışma ise giderek şu basit soruya indirgeniyor: “Din işleriyle uğraşan cemaatlerin bu kadar parayla, şirketle, dünya malıyla ne işi var?” Bu yaklaşım ilk bakışta ahlaki görünse de hem tarihsel hem de sosyolojik açıdan oldukça yüzeyseldir. Bir dini topluluğun zengin olması tek başına ne ahlaki ne de demokratik bir problem teşkil eder. Asıl mesele, bu servetin kime ait olduğu, kim tarafından, hangi amaçla ve hangi kurallarla yönetildiğidir. Dindarlık fakirlik mecburiyeti değildir Dini kurumların ekonomik kaynaklara sahip olması Türkiye’ye veya İslam dünyasına özgü değildir. Avrupa’da

Devamını Oku

İrfancan’dan 6 puanlık performans

Süper Lig’in ilk haftasında Fenerbahçe’ye karşı galip gelen Gençlerbirliği, bu hafta da ligin güçlü ekiplerinden Göztepe’yi deplasmanda mağlup etti. Fenerbahçe maçında yaptığı kurtarışlarla 3 puanın kazanılmasında önemli bir paya sahip olan İrfancan, bu hafta da kurtardığı penaltının ardından bulunan golle ligin ilk 2 haftasında Gençlerbirliği’nin 6 puan çıkarmasını sağladı. Ben bu 6 puanı İrfancan’a yazıyorum. Galatasaray farklı galip gelse de oyun çok dağınıktı, oynanan futbol zevk vermedi. Sahada görev yapan oyuncular yıllardır birbirleriyle oynamıyormuş da takıma 11 transfer yapılmış gibiydi. Fenerbahçe, büyük taraftar desteğiyle çıktığı maçta Konyaspor’u 4-2 mağlup etti. Şampiyonlar Ligi play-off’una moralli gidecek olan sarı-lacivertliler, 1-1’in rövanşında turu geçmek

Devamını Oku

FIFA’dan Arjantin’e rekor ceza

FIFA, 2026 Dünya Kupası final maçının ardından yaşanan olaylar nedeniyle Arjantin Futbol Federasyonu AFA’ya ve bazı milli oyunculara ağır cezalar verdi. Maç sonunda İspanyol rakibi Gavi’ye saldıran Leandro Paredes 10 maç men cezası alırken, 90 bin ABD doları da para cezası ödeyecek. Olaylardaki rolü nedeniyle Gavi’ye ise 30 bin dolar ceza kesildi.  FIFA Nahuel Molina’ya 7 maç, Thiago Almada’ya bir maç men cezası verirken; yardımcı antrenör Roberto Ayala’ya da üç maç ceza verdi. Bu kişiler ayrıca 90 ile 30 bin dolar arasında değişen para cezaları ödeyecek.  FIFA yaşanan olaylar nedeniyle Arjantin Futbol Federasyonu AFA’ya da ağır bir fatura kesti. Buna

Devamını Oku

Prof. Dr. Hüseyin Padem: “Tuna’nın biyolojik dengesi ve hidrolojik yapısı tehdit altında”

Tuna Nehri Avrupa’nın on ülkesine ve altı büyük şehrine hayat veren bir can damarı. Prof. Dr. Hüseyin Padem Tuna’daki biyolojik dengenin barajlar, aşırı su kullanımı, kirlilik, habitat kaybı, aşırı avcılık ve istilacı yabancı türler nedeniyle tehdit altında olduğunu belirtirken; Global Turkish için kaleme aldığı makalede iklim değişikliği, artan sıcaklıklar, uzun süreli kuraklıklar, değişen yağış rejimleri gibi etkenlerin de nehrin hidrolojik yapısını değiştirdiğini ifade ediyor.

Devamını Oku

Böyle buyurdu yandaş: “Bakmayın böyle masum durduğuna”

Terörsüz Türkiye ve toplumsal barış sürecine ilişkin yasal adımların atıldığı bir ortamda terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle yakalanan bir kadın öğretmen hakkında çıkan haberleri eleştirel bir yorumla değerlendiren Dr. Bülent Şengün, gazeteci “okuyucuya kimden nefret etmesi gerektiğini öğretmez” diyor.

Devamını Oku

“Necip” bir insan ve futbolcu

Şampiyonluk hedefiyle sezona başlayan takımlar Süper Lig’in ilk haftasında tat vermedi. Gençliğini siyah-beyazlı forma için feda eden ve uzun zamandır görmediğimiz bir jübile ile futbolculuk kariyerine veda eden Necip Uysal haftanın yıldızıydı.

Devamını Oku

Almanya’da Dinî Cemaatler Nasıl Tanınıyor?

“Almanya dinî toplulukları ne devletin bir parçası hâline getiriyor ne de onları hukuken yok sayıyor. Onlara kendi kimlikleriyle örgütlenebilecekleri, hak ve sorumlulukları belirlenmiş bir alan açıyor” diyen yazarımız Dr. Bülent Şengün, Almanya’daki din-devlet ilişkilerini düzenleyen hukuki modelin Türkiye’ye örnek olabileceğini ifade ediyor.

Devamını Oku
error: Content is protected !