Her bir insanın imkanı ölçüsünde diğer insanlara yardım etmesi gerektiği kanaatindeyim. Ama ben artık dernek vakıf gibi yardım toplayan kuruluşlara destek vermiyorum. Yardımlarımı bizzat veya güvendiğim insanlar vasıtasıyla yapıyorum.
Yaklaşık otuz yıldır STK’larla çalışıyorum. Birçok derneğin kuruluşuna öncülük ettim, birçoğunda da fiilen görev yaptım. İşin doğası gereği insanlardan bu dernekler için yardım topladım, kendim de imkanım ölçüsünde onlara yardım ettim.
İşte dernek, vakıf, cemaat gibi oluşumlara yardım etmeyişimin nedeni de tam da bu tecrübe.
Kendinizce kutsal bildiğiniz bir amaç için bir dernek kurmaya kalktığınızda etrafınızdakileri ikna etmek için akla karayı seçiyorunuz. Derneği kurduktan sonra yardım toplamak için insanların kapısını çaldığınızda sorgu sual başlıyor. Kime, kimlere, niçin, hangi maksatla topluyorsun?
Garip bir şekilde ilk önce ikna olup yardım edenler yine garibanlar. Gerekirse çocukların rızkından kesip size yardım ediyorlar. Yeter ki “Allah rızası için” deyin.
Dernek biraz büyüyüp adından söz ettirmeye başladı mı bu kez zenginler de yardım etmeye başlıyor. Ama iki şartla: Kaz gelen yerden tavuğu esirgememek ilkesi. Bir de baş köşeye onları oturtacaksınız hep.
İşte bu aşama masum amaçlarla ve mütevazi imkanlarla kurulan derneğe virüsün girdiği andır. Gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Derneğin kasasındaki parayla iştahı kabaran, camianın adıyla imajını parlatmaya meraklı parazitler birbiri ardına bünyeye musallat olur. Her şeyi daha profesyonelce (!) yapmak için yeni yönetim organları veya makamlar icat edilir. Yönetici koltuklarına kurulanlara en pahalısından birer laptop ve cep telefonu alınır.
PR, reklam çalışmaları için esaslı bir bütçe ayrılır. İşler ahbap çavuşa yaptırılır.
Dernek için bir veya birkaç araba alınır. Kodamanlar nereye arabalar oraya.
Akrabalar ve hemşehriler sekreter, şoför, muhasebeci, çaycı olup derneğe postu serer.
Neticede bir de bakmışsınız toplanan yardımın üçte ikisi derneğin masraflarına, personel ve yöneticilerine gitmiş.
Bir derneğin bu aşamaya gelip gelmeyeceği değil ne zaman geleceği soru işaretidir.
Ben bunu kendi gözlerimle defalarca gördüğüm için artık dernek çalışmalarına katılmıyorum. Derneklere yardım da etmiyorum. Yardımlarımı bizzat muhatabına yapıyorum yahut güvendiğim bir insana verip ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını rica ediyorum.
Foto: Alexa / Pixabay.